Bilinmeyen adlı kullanıcının avatarı

About ŞeyhmusÇakırtas

Işığın rotasında bir yolcuyum. Elimde işe yaramayan iki diploma, ferman tarzında göksüme asılı KHK belgesi ve ucuz sayılan bir iki fotoğraf makinam var. Değişik düşüncelere, dünyalara yolculuğu seviyorum. Kural, kaideleri çok sevmem, ama ilkesiz de yaşamam. Fotoğraf ve yazı peşinde ki yolculuğum henüz orta okul sıralarında başladı. Yıllardır da devam ediyor. Henüz iyi bir fotoğraf emekçisi olamadım, ilk göz ağrım bir kitabım var. Aynadaki Zamandan/İzler adlı kitabım aynı zamanda fotoğraf ve kalemle uğraşımı anlatıyor. İnsanların hikayesini, fotoğraflarını okuyucuya ulaştırmaya çalıştım. Hayatımın en iyi karesi yakalamak için gezmeye, o anı dondurmaya, kalemi oynatmaya çalışıyorum. Mutlaka bulacak, Kaf dağında olsa da fotoğraflayacağım diye düşünüyorum. Belgelemek, yoksul ve yoksunların duygularını ölümsüzleştirmek hoşuma gidiyor. Sokakları seviyorum, insanları, değişik kültürleri, tarih ve doğayı seviyorum. Bir de sevmediğim bir şey var. Saydıklarıma tezat olan, yıkan ve yok eden savaşı hiç sevmiyorum... Bu yolda bana destek olmanızı istiyorum. Destek derken yazdıklarımı okuyun, fotoğraflarımı inceleyin, hesabımı takip edin ve beni acımasızca eleştirin... Hatta siz de fotoğraflayabilir, yazabilir ve blogumda yayınlaması isteyebilirsiniz. Sizinle canlı bir ilişkilenme sağlayabilirsem, mutlu olacağımı, çok şey öğreneceğimi biliyorum... Hepimize selam ve saygılarımla..

Kış kapıya dayandı.

Sonbahar son demini yaşarken, kış kapıya dayandı. Kimisi yaşam, kimisi beyaz örtünün vereceği haz derdinde. Neyse ki yağmur herkese eşit. Bir serinlik ve toprağa can verirken, sosyal statü tanımıyor. Yağmur yağsın ve yeryüzü eşitlerin yurdu olsun.

Gilindire Mağarası

Aydıncık ilçesi sınırlarındaki mağara, 1999 yılında hayvanlarını otlatan bir çobanın, çevrede gezen kirpiyi takip etmesiyle ortaya çıkarıldı. Kirpinin girdiği mağaranın büyüklüğü ve görselliği karşısında şaşkına düşen çobanın durumu bildirmesiyle, Orman ve Su İşleri Bakanlığı mağarayı tabiat parkı ilan ederek koruma altına aldı.

Uzmanlarca yapılan incelemelerde, dördüncü zaman (kuvaterner) başındaki son iklim değişikliğiyle buzul sonrası döneme geçişte oluştuğu anlaşılan mağaranın, son kısmının sular altında kaldığı belirlendi.

Araştırmada, mağaradaki sarkıt ve dikitlerin, su altında kalmasından dolayı atmosferik değişimlerden etkilenmeden günümüze kadar ulaştığı tespit edildi.

DOĞU AKDENİZ’DEKİ TEK KAYIT NOKTASI

Denizden 45 metre yüksek yamaçta olan, 555 metre yatay uzunluğa, 46 metre derinliğe sahip mağaradaki dev boyutlara ulaşan ve her biri görsel şölen sunan damla taşlar, ana galeriyi çok sayıda salon ve odaya ayırıyor.

Mağaraya 560 basamak inerek giren ziyaretçiler, çok sayıda ilginç figürlü sarkıt, dikit ve sütunun yanı sıra mağara incisi, bayrak traverten ve duş başlığı gibi oluşumları inceleyebiliyor.

Yaklaşık 46 metre derinliğinde su bulunan Gilindire, bu özelliği nedeniyle “Aynalı göl” olarak da anılırken, gölün su kotunun eksi 47 metre seviyesinde bulunması mağaranın deniz seviyesinin altında da devam ettiğini gösteriyor.

Buzul dönemine ilişkin bütün hidrolojik ve atmosferik verileri içerisinde saklı tuttuğu tespit edilen mağara, bu özelliğiyle Doğu Avrupa, Orta Doğu ve Balkanları kapsayacak şekilde Doğu Akdeniz’de bulunan tek kayıt noktası olarak kabul ediliyor.

Mağarayı gezmek isteyen ziyaretçiler, Aydıncık ilçe merkezine 4 kilometre kala Mersin-Antalya karayolundan deniz tarafına saparak bölgeye ulaşabiliyor.

SİS…

Kış mevsimi üşütür insanı. Yüreğine, kemiklerine işler. Yaprak dalından kopar, tohum toprakta büşüşür. Belki kar yağar, belki kalın bir sis kaplar yeryüzünü.

Görüş açısı sıfıra indiğinde, kurtlar çıkar ortaya.

Çünkü kurtlar puslu havayı sever.DSCF2406.JPG003