İçeriğe geç

Tencere Tava, Hep Aynı Hava

13.12.2007 tarıhinde yazdığım, sanırım yayına veremediğim bir yazımı sizinle paylaşmak istiyorum. Bana ilginç geldi, biraz geçmişi yaşamak bu günü anlamak açısından önemli…

TENCERE_tava_550_1101Bir zamanlar “mutfakta yangın var.” sloganı muhalefetin esin kaynağıydı. Mitinglerde, boş tencerelerle eylem yapılır, açlık ve yoksulluk manzarası çizilirdi.

Şimdi durum farklı. Muhalefet hükümeti farklı alanlarda zayıf düşürmeye çalışıyor. Yani mutfaktaki yangın unutulmuş görünüyor.

Her şeyin düzeldiği havası hakim.

Hükümetin ağzı kulaklarında. TV ekranlarda ‘her şey tıkırında işliyor havasındalar.

“Her şey yolunda. Ekonomi düze çıkıyor. Enflasyonu ezdik. Şimdi kontrolümüzde”  diyor ekonomiden sorumlu bakanlar, ilgili ilgisiz tüm yetkililer.

Kendilerine göre haklı yanları var. Siyasal iktidar güçlü bir oy potansiyelinin üzerinde oturuyor. Tabi ki bunun propagandasını yapacak.

Buraya kadar her şey normal.

Normal gitmeyen ise açıklanan rakamlarla gerçekliğin tezatlığı.

 

Geçen yıldan bu yana,ne zaman tüp borcunu ödemeye gitsem, mutlaka zamlandığını görüyorum. Ekonomi sayfalarına bakıyorum, hükümetin açıklamalarını inceliyorum. Tüp gazla ilgili fiyat artışına dair pek bir düzenleme yok gibi. Ama her nedense mutfakta kullandığımız tüpün ücreti  ha bire artıyor. Son bir ay içinde üç kez zamlandığına şahitim. 32 ytl olan fiyat önce 35 ytl’ye, sonra da 40 ytl’ye, şimdi de 41.5’ ytl’ye yükselmiş durumda.

 

Önce inanamadım. Satıcıyla münakaşa bile ettim. Tüpçümü değiştirdim ve küçük bir araştırma yaptım. Sonuç beni haksız çıkardı. Satıcı haklıydı. Tüp gaz haftalık zamlanıyor, bu da bize yansıyordu.

 

Her halde tüp gazın genel ekonomik göstergelerin dışında olduğunu kimse iddia edemez. Petrolün yan ürünü olan tüp gazın tek başına artmasının bir mantığı yok herhalde. Bu da gösteriyor ki bir çok ürün aslında gizli gizli zamlanıyor.

 

Geçenlerde hükümet kulislerinde elektrikle ilgili yaşanan tartışmalar bana ilginç geldi. Dünyanın bir çok ülkesinden daha fazla baraj ve hidroelektrik santralına sahip ülkemiz, elektriğe otomatik zam yapmayı düşünüyor. Yani her ay sayaçlardaki fatura biraz daha kabaracak.

 

Sadece bu mu?

Temel gıda maddelerine yapılan zam. Mesela yağ, peynir, zeytinde ne hikmetse birden bire fiyat artışına gidildi. En ucuz beyaz peynir 4 ytl iken, bu gün 6 ytl dolaylarında dolaşıyor. Zam oranı neredeyse % 50…

 

Alım gücü giderek düşüyor. İşçi ücretleri, kamu çalışanlarının maaşlarının dünya standardında olmadığını hepimiz biliyoruz. Asgari ücretle çalışan insanların geçim indeksi iktisatçılar için tez konusu bile olur. Ev kirasının en az 300 ytl olduğu bir dönemde insanlarımız asgari ücretle geçiniyorlar.

 

Ne yiyorlar, ne içiyorlar doğrusu merak konusu…

 

Şimdi ben neye inanayım.

Cebimdeki paranın her gün azalmasına mı, yoksa bakanların cilalı sözlerine mi?

 

Tüp gazın otomatik olarak zamlanmasının anlamı ne olabilir?

Ekonomi bilimi açısından ne anlam ifade eder?

 

Reel durum ortada.

Ekonominin düze çıktığına ben de inanmak istiyorum ama gerçeklik  biraz farklı.

 

İktisat bilimi reel durumu esas alır. Yani çarşı pazar bir kıstastır.

 

Eğer çarşı pazarda sıkıntı varsa, ekonomik çarkın sorunlu olduğu kabul edilir.

 

Buna rağmen rakamlarla oynamak, sanal göstergeler yaratmak imkan dahilindedir.

Alım gücünün düştüğü, üretmeyen, kaynaklarını doğru kullanmayan bir ekonomi, yüksek ateşli yapıya sahip olduğundan, kriz sürekli tetiktedir.

Kategoriler

Genel

ŞeyhmusÇakırtas Tümünü göster

Işığa sevdalı birisiyim. Elimde iki diploma, bir KHK belgesi var. Değişik düşüncelere açık olduğumu ifade edebilirim. Kural,kaideleri çok sevmem, ama ilkesiz de yaşamam. Fotağraf ve yazı peşinde ki yolculuğum henüz orta okul sıralarında başladı. Yıllardır da devam ediyor.Henüz iyi bir fotoğraf emekçisi olamadım, bir kitabım olmadı. Hayatımın karesi için gezmeye, o kareyi yakalamaya, kalemi oynatmaya çalışıyorum. Mutlaka bulacak, kaf dağında olsa da fotoğraflayacağım diye düşünüyorum.
Belgelemek, yoksul ve yoksunların duygularını ölümsüzleştirmek hoşuma gidiyor. Sokakları seviyorum, insanları, değişik kütürleri, tarih ve doğayı seviyorum. Bir de sevmediğim bir şey var. Saydıklarıma tezat olan, yıkan ve yok eden savaşı hiç sevmiyorum...
Bu yolda bana destek olmanızı istiyorum. Destek derken yazdıklarımı okuyun, fotoğraflarımı inceleyin, hesabımı takip edin ve beni acımasızsca eleştirin...
Hatta siz de fotoğraflayabilir, yazabilir ve blogumda yayınlaması istiyebilirsiniz.
Sizinle canlı bir ilişkilenme sağlayabilirsem, mutlu olacağımı, çok şey öğreneceğimi biliyorum...
Hepimize selam ve saygılarımla..

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: