Bilinmeyen adlı kullanıcının avatarı

About ŞeyhmusÇakırtas

Işığın rotasında bir yolcuyum. Elimde işe yaramayan iki diploma, ferman tarzında göksüme asılı KHK belgesi ve ucuz sayılan bir iki fotoğraf makinam var. Değişik düşüncelere, dünyalara yolculuğu seviyorum. Kural, kaideleri çok sevmem, ama ilkesiz de yaşamam. Fotoğraf ve yazı peşinde ki yolculuğum henüz orta okul sıralarında başladı. Yıllardır da devam ediyor. Henüz iyi bir fotoğraf emekçisi olamadım, ilk göz ağrım bir kitabım var. Aynadaki Zamandan/İzler adlı kitabım aynı zamanda fotoğraf ve kalemle uğraşımı anlatıyor. İnsanların hikayesini, fotoğraflarını okuyucuya ulaştırmaya çalıştım. Hayatımın en iyi karesi yakalamak için gezmeye, o anı dondurmaya, kalemi oynatmaya çalışıyorum. Mutlaka bulacak, Kaf dağında olsa da fotoğraflayacağım diye düşünüyorum. Belgelemek, yoksul ve yoksunların duygularını ölümsüzleştirmek hoşuma gidiyor. Sokakları seviyorum, insanları, değişik kültürleri, tarih ve doğayı seviyorum. Bir de sevmediğim bir şey var. Saydıklarıma tezat olan, yıkan ve yok eden savaşı hiç sevmiyorum... Bu yolda bana destek olmanızı istiyorum. Destek derken yazdıklarımı okuyun, fotoğraflarımı inceleyin, hesabımı takip edin ve beni acımasızca eleştirin... Hatta siz de fotoğraflayabilir, yazabilir ve blogumda yayınlaması isteyebilirsiniz. Sizinle canlı bir ilişkilenme sağlayabilirsem, mutlu olacağımı, çok şey öğreneceğimi biliyorum... Hepimize selam ve saygılarımla..

Kış Yorgunu

Uzak ülkelerin fethinden geldik,
Bilemezsin ne kadar yorgunuz.
Bir kış günü huzurunu özledik hep,
Sonsuz yangınlar yiyen,
Dağlanmış ormanlar gibi yüreğimiz.
Bir maviliğe kayar,
Kapandı kapanacak gözlerimiz.
Harlayan bir soba vardı düşümüzde,
Kestaneler patlar, ışıklar köhne tarabaları yalarken.
Çok uzaklarda bir ırmak akar.
Korkmayın; bizim dağların kurtlarıdır onlar, ısırmaz.
Biz kediler gibi uyuyacaktık.
Ne çabuk sıkıldık böyle,
Zemheri içimizde toz duman,
Yeniden bahara açılan kapılar arar olduk.
Dört yanımız duvar ve kör kilitmiş oysa.
En akıllı seçimlerimizdi sorarsan,
Surlar ördük yüreğimize,
Anlamsız bir ömrü uzattıkça uzattık.
Kış yorgunuyum, bir kardan adamım artık.
Sakallarım mavi bir buz,
Büyür yalnızlığım,
Nasıl korkardım geceleri erimekten, bilmezsin;
Ölümmüş kurtuluş,
Yetmedi güneşimiz,
Buzdan yaşamlara tutsak kaldık.
Çekilsin artık bulutlar ve kar,
Bir eski evde kapılar gıcırdasın,
Azıcık aralansın bahara,
Uzun yağmurlarla yıkansın her yer.
Akın edecek güneşler peşinde değiliz artık,
Bir minik kardelen doğsun yeter.
Arsız bir çıplaklıkta öylece donakaldık
Şenol YAZICI

FB_IMG_1429289644098

Kala dibinde çay

Her mevsim güzel olan insandır. Mevsimler insana sadece güç ve duygu katar. Mekan değişir,mevsim döner,hava serinlik

döngüsüne girer.Ya insan,asıl insanın bir değişim ve güzelleşme döngüsüne girmesi gerekiyor. Antep’te bir pazar günü kaçak çay ve çıtır simit. Buyrun kale dibinde çay içmeye.

Bahar özlemi

Zamansız bir fotoğraf olsa da, bahar her zaman insanın içini ısıtır ve ruhunda bir tatlı tebessüm bırakır. Şiir tadında bir iz, gökkuşağı renginde bir mevsimdir. Sonbahahara inat yemyeşildir ve dirilişin türküsüdür.

Nisan2017 Siverek Sahrık Köyü20180404_080915

Karpuz, hem de yerli.

Tarih 2009 Viranşehir. Bir manav dükkanı. Her şey var. Ne arasan yani. Öyle kudret narıymış, altın çilekmiş ya da avakado imiş gibi meyveler değil, Viranşehir ve çevresinde yetişen organik meyveler. Karpuz, kavun, şelengo, damates, biber, patlıcan.

Kado burda sadece bir isim. Ava Kado ise Kado’nun suyu. Dükkan işletmecileri aile boyu. Ane, çocuk, torun…

FB_IMG_1546725784272

Sonbahar geldi

Sonbahar geldi mi bir telaş başlar yoksul mahallelerde. Yakacak, kışlık erzak telaşıdır bu. En çok da kadınlar bunun telaşında olur. Kimisi kurutmalıkları hazırlar; salça, isot derken, daha yoksul olanları kağıt ve çalı çırpı toplamak için sokaklara çıkar.

Ve sonbahar gelir. Bir serin yel, sonra ufaktan bir yağmur ve kısalan günler.

Sonbahar gelir.

Özlenen serinlik yani.

FB_IMG_1546725768428