Bu kenttin hikayesini yazmak zor, hem de çok zor.. Yedi kez viran olan, tekrar tekrar yeniden dirilen bir kenttin hikayesinden bahsetmek gerekiyor. Ne Timur, ne de İskender, belki sultan Murat ya da başkaları yıktılar, yaktılar ve yerle bir ettiler ama her seferinde küllerinden yeniden doğdu bu kent…Yedi kez kıyımdam geçti ama asla yok olmadı.. Viranlığı adı oldu, yıkıntıları miras…

Şimdi her şey daha bir bulanık. Taşlar yeniden alevlerde yanıyor ve Karacadağ kül püskürmeye başlıyor…

Fantastik bir flim gibi. Oysa her taşı bir yaşanmışlığı anlatır ve geçmişin izlerini günümüze taşır…

Daha neler, neler: taşlar bir dile gelse,

Timurleng Tepesi konuşabilse ve Kızlar Sarayı geçmişin yaşanmışlıkları gözler önüne serse çok ama çok şey değişecek…