Ekmek işçileri yoğun ve ağır bir iş ortamında çalışır. Yazın sıcaklık 60 derece de olsa ekmek pişirmek mecburidir. Çünkü ekmeğin taze,fırın ocağının sıcak olması gerekir. Sıcaklar öylesine fazladır ki çalışanlar adeta mum gibi erir. Yoğun bir emek ve zahmet vardır. Fırın işçileri en ağır işçidir. Ne sigorta,ne de kayıt. Her şey yanan ateşin yakiciligi gibidir…. Fırın Işçileri yani Görki’nin yol arkadaşları dünyanın her yerinde varlar…

“Gorki’nin yaşamında fırınların ve ekmek işçilerinin özel bir yeri vardır. Fırınlar. Onun Üniversiteleri’nden biriydi. O dönem Rusya’sında fırınlar tıka basa yasak kitaplarla dolu olan birer siyasal eğitim yuvasıydı. Genç Gorki, devrimci hareketin yoğun merkezlerinden biri olan Kazan’da uzun yıllar hem ekmek işçiliği yapmış, hem de gizli devrimci eylemlere katılmıştı.Gelişigüzel ve genellikle rastlantılara bağlı olan siyasal eğitimi konusunda şöyle diyor Gorki:
“Bana Marksist diyorsunuz; elbet öyleyim. Ama Marks’a göre değil, hamurum böyle yoğrulduğu için… Kitaplardan çok ve daha iyi Marksizm’i Kazan’daki eski ekmek işçisi Semenov’dan öğrendim”

Ekmek işçileri tanıtım yazisindan