Seyyar ceketçi ve Urfa Çarşıları…

Urfa çarşıları eski zamanları çağrıştıran izlerle doludur. Hanlar, hamamlar, dar sokaklar, taş dükkânlar, kapalı mekânlar. İnsan bu çarşıları gezince bir anda geçmişe, birkaç asır öncesine gittiğini düşünür. Hatta bir film setinde olduğunu zannedebilir. Rengarenk yerel giysiler,  çarşılarında satılan mallar bir bayram ya da festival şenliğini hatırlatır. Gerçi, çarşı pazar geçmişle kıyaslanmayacak kadar değişmiştir. Eski yapıların önemli kısmı yıkılıp, yok edilmiştir ama halen eski zamanların ruhu çarşılarda dolaşır, her köşe başında insanı karşılayan bir tarihi yapı vardır.

Bu çarşılar tahmin edileceği üzere eski kentin kalbindedir.  Balıklıgöl Havzası ve Eski bir Süryani Manastırı olan Ulucami Meydanı arasında kalan bölgede yer alır. Tarihi dokusu artık tümden turizmin hizmetine giren ve hala ayakta kalan sit alanlarında canlı bir hayat vardır. Bu nedenle,  Eski Urfa Evleri ya konuk evine dönüştürülmekte,  ya da butik otel olmakta. Bunca otel, bunca konuk evi potansiyeli ne kadar kaldırır bilmem ama giderek daha çok ticari girişim eski kentin kalbine yerleşiyor. Eski Urfa yerleşiminin büyük kısmı bilinçsizce yeni yollar için yıktırılıp, daha fazla yok olmasına rağmen bütün cazibesini koruduğunu da belirtmek gerekiyor. O eski evler, hanlar, köşk ve kadim yapılar taş ve toprağın kokusunu eski zamanlardan bu güne ulaştırıyor, eski kervanların mola günlerini hatırlatıyor.

Özellikle hafta sonları yakın ve uzak yerleşimlerden gelen ziyaretçiler, çarşı pazarda bir insan kalabalığı oluşmasına neden oluyor. Eski hanlar tıklım tıklım. Bir zamanların eski kervan sığınakları olan hanlar artık çay, kahve içilen yerlere dönüşmüş, dokusuyla turizm hizmetine girmiştir. Buralarda kehribar tesbih  ve esans satanlar, yerel puşi ve öteberi pazarlayan ve en ilginci ikinci el ceket ve palto satan seyyar satıcılara rastlamak mümkündür.

Seyyar satıcılar her yerde karşımıza çıksa da,  Urfa çarşılarında birkaç asırdır elbise satan seyyar satıcıların varlığı kendine has bir fotoğraf yaratır. Çoğunlukla palto, ceket ve benzer giysiler satan seyyar satıcıların sayısı geçmiş yıllara göre azalmış olsa da, halen kent genelinde dört beş kişi zamana ve bütün teknolojik gelişmelere inat, her gün yeni müşteriler bulmak için Urfa çarşılarında turlar. Yaz kış omuzlarında palto ya da ceket, elinde pantolon dolaşan seyyar satıcılar kalabalık insan topluluklarına yanaşır, elindeki elbiseyi pazarlamaya çalışır. Bu satıcılar müşterilerini tanır çoğunlukla.  Bu nedenle turist gruplarından çok, kentin kendi potansiyelini değerlendirir, köy ve çevre yerlerden gelenlere yanaşır. Nadir olarak turistlerle pazarlığa oturulur. Çünkü bilir ki, müşterisi kentin sakinidir.

Birkaç yıl öncesine kadar bu seyyar satıcıların sayısı daha fazlaydı. Bu işi yapan onlarca dükkân vardı.  Barutçu ya da Yahudi Hanı olarak bilinen tarihi mekân sadece bu işe ayrılmıştı. Suriye’den getirilen kaçak palto ve ceket satan dükkânlar özellikle kışın bir hayli yoğun satış yaparlardı. Ama artık Suriye alanı savaş meydanına döndüğü için kaçak giysi dönemi hemen hemen bitti. Var olan üç beş tüccar ise artık çeşit bulamamaktan mustarip…

Aslında kaçak denilen giysiler, özellikle Avrupa’da insani yardım kuruluşları tarafından toplanan elbiseler nakite çevrilmek üzere Suriye, Hindistan gibi ülkelere gönderilir, balya balya elbise ihaleyle tüccarlara satılırdı. İhale yoluyla alınan elbise balyaları Urfa’ya gelir, tasnif edilir, en iyi elbiseler büyük şehirlerde, bir kısmı da Urfa çarşılarında satışa sunulurdu.  Bu gün artık bu tarzda giysi satan dükkânların sayısı az. Bunun yerini seri dikim yapan terziler almış. Ucuz kumaştan dikilen elbiseler çarşı pazarda satışa sunuluyor. Bu gün eskisi gibi kaçak palto ve ceketlere rağbet yok. Artık daha çok beton bloklardan oluşan Yeni Urfa sokak ve caddelerini süsleyen outlet mağazalar var.

Oysa eski çarşılarda attarlar, tütüncüler, isot ve kaçak çay satanlar, kahve kavuran dükkanlar hepsi Urfa’nın otantik yapısını tamamlıyor. Rengarenk kumaş dükkanları, kilim pazarı ve hanlarda menengiç kahvesinin müthiş kokusu ortalığa yayılırken, her türlü baharat dükkanı çarşıyı süslüyor.

Yani Urfa çarşıları biraz Şam, biraz Kudüs’ü andırıyor. Ben değil, Urfa’yı gezmeye gelen, Kudüs ve Şam’ı görenler söylüyor, benzerlikten bahsediyor. Gerek mimari yapısı, giyim kuşamı ve gerekse çarşılarında dükkanların yoğunluğu bu benzerliği pekiştiriyor.

Bunca hareket içinde dikkatimi çeken  başka bir ayrıntı oluyor . Her fırsatta fotoğraf çekmeye, kafa dağıtmaya gittiğim çarşılarda karşılaştığım elbise satan seyyar satıcılar ilginç geliyor bana. Birkaç gün önce yazdan kalma sonbahar günlerinin birinde terziler çarşısında çay içerken gözüme ilişen seyyar ceketçi   kafamda bir anda yığınca sorular oluşmasına neden oluyor. Eski geleneği sürdüren  seyyar satıcının hikayesini dinlemek için çay içmeye davet edince beni kırmayıp oturuyor.

Artık 70 yaşında olan Ali Kılıç, tam 50 yıldır aynı işi yaptığını söylüyor. Her gün ya ikinci el bir takım elbise, ya da bir palto omuzuna alarak çarşı pazar gezip, satmaya çalışıyor. 10 yaşında bir marangoz ustasının yanında çalışan Ali Kılıç, daha sonra seyyar ceket satmaya yönelir. Kendisi köyde oturduğu halde yıllarca bu iş için köyden şehre yürüyerek gelip gitmiş. Artık kentte taşındığı için yolu yayan yürümekten kurtulmuş ama ilerlemiş yaşına rağmen çarşı pazar gezmeye devam ediyor. Gençliğinde Suriye üzerinden gelen kaçak elbiseleri başta İstanbul ve değişik kentlerde satışa sunmuş. İstanbul Tahtakale’de dükkan bile açmış. İkinci el diye gelen kaçak elbiseler için de bazen çok kaliteli palto ve ceketlerin çıktığını da belirten deneyimli satıcı yıllarca bu şekilde hayatını sürdürmüş. Geçmişte  satışlardan para bile biriktirdiğini söyleyen Kılıç “Bu gün işler pek iyi değil. Eskisi gibi satış yok, mal da gelmiyor. Ama yine de az çok  müşteri denk geliyor. “

 Birlikte çay içtiğimiz yılların seyyar satıcısı yeni müşteriler bulmak için çarşıların kalabalığına dalarken, ben ise günün son ışıklarında insan siluetlerinin düştüğü çarşıları fotoğraflamak için arkasından çarşılara dalıyorum.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: